MesajLariniz


Free chat widget @ ShoutMix

Takvim

Aralık 2008
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Kas    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Son Yorumlar

Sayfalar

Ziyaretci Sayisi






Gözlerin yine “Yakamoz” gibi gözlerime düstü

Göz kapaklarimi, her dem kapattigimda

Ruhumdan bir “pare”, alem-i divana vararak

Pismanlik diyarina göc edecek kadar, sucluyum,

Lal olan kelimler susarken, ben hep konustum.

Varligina doymak bilmeden, yokluguna arzu duydum.

Simdi, seni kabristanda bekleyen, meczup oldum.

Bazen, öldürür, bazende kavusturur sana.

Sevda bilmez namlu, bildigi tek sey var,

Yolladigi mermiler doymaz kana!

 

Öylese, kanim durmaz bu bedende!

Bir bedel diledin benden, buyursana!

Can terk etsin “acunu”, öz sende!



10 30th, 2008

 

Bir masaldı bu! Sen anlatırdın…
Miş’li geçmiş zamanlardan yokluğa uzanan
Dinle derdin:
Ateşi,yağmuru,güneşi dinle
Kekik kokulu dağlarda
Bir çoban kavalında saklı
Eski bir türkünün yakarışını
Alev alev bir yüreğin yanışını dinle…….
Sen anlatırdın…
Yanmış bir türkünün ezgisinde
Diyar diyar dolaşan aşkları
Oysa
Yalınayak sevdalarım gezinirdi düşlerinde
Bilmezdin……..
Düşlerin vardı
Asırlar öncesinden uykularıma süzülen
Ve gözlerin…
Her mevsim yeniden yeşeren
Kim bilir şimdi neresindesin zamanın
Hangi yüzyılın masalında saklısın
Belki bin bir geceli Şehrazat’sın
Belki Babil’in asma bahçelerinde
Çocukluğumun ellerinden tutmaktasın
Bir masaldı bu!
Hep sen anlattın…

Cocuktum Inandim…



MaSaLdi..Bitti..SON!

Yazar: masal - Kategori: MaSaL'dan MaSaLLar
10 30th, 2008

 

Masaldı bitti… Son…
Her şey yalandı yâ da rüya!..
Masaldı bitti…
Sonu ne hazin ne de acıyla bırakılan hayatlar
sadece sen olman gereken yere geri döndün.
Sen ve ben yoktu…
Bir başlangıç yoktu.
Yaraya merhem olamadı.
Demiştim sana; “biz bir hikâyenin başlangıcı ve sonu” olamazdık.
Sen söyledin
Sen anlattın
Sen yeni bir sayfa aradın kendine
O temiz ve boş olan sayfayı istemedin
Sen yine eski sayfalara geri dönmek istedin…
Ve gittin…Sen göremedin bendeki beni
Sen bilemedin bendeki seni
Sen göremedin bu günü, yarını, geleceği
Sadece ve sadece bir oyun sandın…
Git artık nereye istersen!..
Masaldı bitti… Son …
HOŞÇA KAL!

Sen oynadın, sen yönettin, sen seyrettin…
Bu gidişin dönüşü yok biliyorsun değil mi?..
Artık sana yeni bir sayfa yok!…
Sen silindin
Sen çizildin
Sen bittin bende!..

Git artık nereye istersen!..
Masaldı bitti… Son …
HOŞÇA KAL!



10 14th, 2008

 

Göz yaşlarımla beslenen…

Sükut et Adam sansınlar…” dediler,

Sükut ettim,

Duvarlara yazı yazmaya başladım,

Yasakmış, ben mi istedim?

İçimde patlamak üzere bir “ordu” var…

Bende ne varsa,

Üzerimde gördügün herşey “pulsuzluğumun” tokatı..

Hatta çok sevdiğin, dokunmaya kıyamadığın sakalım bile

Bir jilet alamayacak kadar “parasızlığın” eseridir.

Sende, çok sevdiğin için sakal bıraktığımı düşünürdün…

 

 

Elimde yapışık kalan “boya” kalıntıları,

Suç ortağım olmuştu “sükutsuzluğun” mahkemesinde…

Hiç bir bedel “acıtmadan” veda etmiyormuş güzelim,

Legal ve illegal, o kadar yan yanaydı ki,

Oportonistce tavır takınanların “yüz” ifadelerini deşifre

Edemiyecek kadar “imkansızdı“…

Geçen bunca zaman sonra anladım ki,

Ömrümün tek suçu: Adam olmakmış!

Karıştır oldum “sükut” ile “teslimiyeti“,

Kafayı yiyecek kadar oldum…

Halbuki, işin başinda iken ne güzeldi herşey

Umudum başkaldıracaktı…

Ağlamalıydım, bunu anladım da…neden satıldım!?

Yoksa sevdam “kapitalizm” gelin mi gitti!?

Ruhum “sömürülmüş” afrika kıtası gibi,

Sosyal-Liberal-Nationalizm isminde piçin tohumu,

Karıştır-barıştır gecesinde atıldı…

Sevdama “bulaştılar“,

Fakirliğimi “sömürdüler“,

 

 

Onuda sizin “batıl” jiletlerinize kurban vermeyeceyim…

Onurlu bir “kavganın” bana bıraktığı son armağanıdır

“SAKALIM”!!!…

 

Fatih OĞUZ     24/10/2006 Dinslaken



Nokta Noktam…

Yazar: masal - Kategori: Siir
10 13th, 2008

 

Dün bir dosttan, uzun bir mektup aldım
Beni anlatmış sana ve sen ona
“Unuttum artık onu” demişsin.
Hem bu sözü gülerek,
Medar-ı iftihar ile söylemişsin.
Unutamazsın Nokta Noktam
Unutamazsın!
Çünkü; unutmak için
önce unutulmak gerek
Oyasa ki sen,
Hala bende esen,
Eski kavak yelisin.
Unutamazsın…
Kan değil, tüküremezsin,
Ruj değil, silemezsin
Dişi dudaklarına, dişimle yazdığım
İki heceli erkek adımı
Unutamazsın Nokta Noktam
Unutamazsın!
Seninle biz, halâ bir kabukta
İki badem içi gibiyiz.
Baharsın; kokacaksın
Güneşsin; yakacaksın.
Sabah yatağım kadar rüyâ dolu
Sabah yatağım kadar sıcaksın
Unutamam
Unutamazsın!
Şimdilik bu kadar.
Öbür mektubuma daha diyeceklerim var
Darılma bana, gücenme sakın
Ankara günlerinin bembeyaz ufkundan
Binlerce selam sana.

Bahar başladı nokta noktam
Ankara’da bahar, veriminde toprak ana
Aylar var ki sana tek satır yazamadım
Oysa ki şimdi mevsim bahar
Ötüşlerde adın, kokuşlarda tadın var
Artık yazmalıyım.
Takvime baktım bu sabah,
ayrılalı beş ay olmuş.
Düşün ki Nokta Noktam
Beş ay denilen nesne tam yüz elli gün eder.
Bunca uzun ayrılıksa;
İnan bana Nokta Noktam
İnsanı, herşeye küskün eder.
İnan bana… Dargınlığım herkese
Ve tek hasretim sana
Düşünüyorum…
Aşıklar pazarına çıkan yolu düşünüyorum.
Bu yolun sağında yükselen
Her geçişinde penceresinden tebessümler gelen
Bahçesinde iri yedi veren,
kayısı gülleri açan evi düşünüyorum.
Bir türlü gelmiyor düşüncelerimin ardı
Ablan yanımda çorapsız gezerdi,
Baş örtüsüz annen.
Düşünüyorum… Bu mevsimde baban,
Her akşam bir yerine iki içerdi.
Miyoplaşınca gözleri “Şair, iç be oğlum
bahar dişidir doğurur” derdi.
Bahar başladı Nokta Noktam.
Ankara’da bahar,
Gönül ufkunda yağmur bulutları
Cennet olsa artik sevmiyorum
Sevmiyorum sensiz baharı…

Sen; ey yirmidört baharın en güzel süsü!
Sen; ey mutlu günlerimin mutlu türküsü!
Sen; ey ilk yaz akşamları kadar güzel çocuk!
Sen; ey altın gözlerinin hisli dünyası!
Ölümsüz bir yolculuk yaratan
Sen; ey çıplak bir hançer gibi!
Boylu boyunca gönlümde yatan
Sen; ey herşeyim olan herşey!
Son mektubunda söz verdin
Tut diyorsun, unuttum
Unut diyorsun, unutmak mı???
Güneş tekrar doğmayı unutabilir mi hiç?
Gönül ferman dinlemez sözü unutulabilir mi hiç?
Sen; ey mutlu günlerimin mutlu türküsü!
Sen; ey herşeyim olan herşey!

Bu gece Yılbaşı…
Başkent’de kar yağıyor Nokta Noktam
Başkentte kar ve tütüyor gözlerimde
Küllenmiş bir mangal gibi hatıralar
Başkent’de kar yağıyor, başkent’de kar…
Bu gece yılbaşı.
Bilirsin ki Nokta Noktam
Yılbaşında hesaplanır
Çoğu zaman insanların yaşı.
Bu gece yılbaşı…
Tokmaklarında yirmi dört hece
Eğilip üstüme sessizce
Şehrin kule saati
Bilir misin Nokta Noktam?
Bilir misin, bilir misin ne dedi?
“Şair, kutlu olsun, yaş otuz yedi.”
Ve bir el saçlarımdan tutarak
Kalbimi sana kadar sürükledi.
Bu gece yılbaşı, başkent ayakta
Çalınan Tuna dalgaları komşu plâkta.
Ne de kıvrak bu vals havası
Başladı yine gönlümün
On yıl evvel ki kanaması
Ne günlerdi o günler cancağızım
Ne günlerdi…
Sen, on yedisinde sevgilerin sisinde
Başı duman duman bir kız.
Ben, yirmi üstünde
Gönlü gördüğü her güzelliğe nişanlı
Öylesiye bir şair, öylesiye bir delikanlı.
Ne çabuk geçti zaman.
Hey gidi Dünya hey…
Bu gece yılbaşı
Dışarıda kar yağıyor ve tütüyor gözlerimde
Küllenmiş bir mangal gibi eski hatıralar
Köşede bir kırlent, kırlentde bir resim.
Bartın’da bahar.
Elimle yapmışım
“asma köprüsünden” Kocanaz deresi
Sağda, orta okul
Okulda, çocukların sesi.
“Çakır beylerin” elma bahcesi.
Derede kayık, dümende ben.
Küreklerde sen.
Hava berrak, hava ılık
Hava temiz
Ve sularda sarmaşan gölgemiz
Bu gece yılbaşı, başkent ayakta
Çalınan Tuna dalgaları değil artık
komşu plâkta.
Gönlüm bu diyardan çok çok uzakta.
Dışarıda kar yağıyor.
Dışarıda kar ve tütüyor gözlerimde
Küllenmiş bir mangal gibi
Eski hatıralar…

Rıza Polat AKKOYUNLU



online kişi sayacı kodları

Yazar: masal - Kategori: Html Kodlari
10 13th, 2008
  • Amung us sitesine giriyoruz.
  • Kullanacağımız grafik stillerinden birinin üzerine tıklayıp ilerliyoruz.
  • Bizim için oluşturulmuş kodları alıp sitemizin herhangi bir köşesine ekliyoruz.

    örnek bir stil

  • Artık sitemizde anlık olarak kaç ziyaretçi olduğunu kolay bir şekilde öğrenebiliriz.


  • türk bayrağı kodu

    Yazar: masal - Kategori: Html Kodlari
    10 13th, 2008



    buton html kodları

    Yazar: masal - Kategori: Html Kodlari
    10 13th, 2008



    şarkı söyleyen çiçek kodu

    Yazar: masal - Kategori: Html Kodlari
    10 13th, 2008



    Sehadete Gidiyorum Ben Anne..!

    Yazar: masal - Kategori: Mehmetcik
    10 9th, 2008

     

    Anneciğim! Senin o sıcak bağrından, o yavrum diye kucakladığın kollarından ayrılıp, soğuk sahrâlara, karlı dağlara, için cihâd’a gidiyorum ben Anne. Bir daha geri dönmeye bilirim Anne, hakkını helal et Anne. Sende ki o sıcaklığı, sende ki o candanlığı birde Şehâdette görüyorum Anne. Sende ki o tatlılığı Şehâdet şerbetinde hissediyorum Anne. Kara sevdaya tutuldum ben Anne, aşık oldum Şehâdete ben Anne. Bu ne sevda ki, gece gündüz hep onu düşlerim, onun ateşiyle yanıp tutuşurum Anne. Bende ki bu harâreti ancak Şehâdetin şerbeti söndürür Anne. Anaların duâsı kabul olurmuş, o halde Şehid olmam için duâ et bana Anne! İslam uğruna ölmem için duâ et bana Anne! Karşımda gelinliğini giymiş bekliyor beni Şehâdet Anne. Rabbim nasib ederse bana Şehâdet, o gün benim bayramım olacaktır Anne. Hani insanlar bayram gelmezden önce temiz elbiselerini giyip beklerler ya Anne, işte bende kefenimi giydim Şehâdeti bekliyorum Anne, için öleceğim o günü bekliyorum ben Anne. Düşmanın kurşununa hedef olacağım günü bekliyorum Anne. Canım Annem; Şehâdeti dört gözle bekliyorum, Şehid olmak için can atıp duruyorum Anne. Ne olur beni anla. Hem şehidlerin seyyid-i Hazreti Hamzaya komşu olmamı istemezmisin be Anne, Resûlullah’a (S.A.V.) kavuşma mı istemezmisin be Anneciğim, yetmiş kişiye şefaat etme mi istemezmisin Annem. Ölümsüzlüğe kavuşma mı istemezmisin be Anne? O halde dua et bana Anne, benim Şehid olmam için ve senin de Şehid anası olabilmen için Anne. Bilirsin Anne, kaybetmeyi hiç sevmezdim. Düşmanın kurşunu yüreğime saplandığı an ilk haykıracağım şey«Kazandım» olacaktır. Neyi diye sorarsan, Şehâdeti be Anneciğim. O zaman hem dünyayı hemde Ahireti kazanmış olacağım Anne. Rabbimin rızasını kazanmış olacağım Anne. Cennet-i kazanmış olacağım Anne. Birde tek düşüncem, sensin Anne. Eğer birgün cepheden mektup gelirde «mübârek olsun, oğlun Şehid oldu» haberini alırsan sakın ha ağlama canım Anam. Hiç şehid anaları ağlar mı Anne, bilhassa tebessüm eyler. Sevin dik tut başını, şehid anası lakâbını taşıyacaksın Anne. Hem şehidler ölmez ki Anne, onlar diridirler fakat bunu bilmezler. Asıl ölüler Cihâd’ı - Şehâdeti düşünmeyenler ve istemeyenlerdir Anne. Onlar yaşayan ölülerdir Anne. Bacak bacak üstüne atıp televizyon ekranlarından Çeçenistanda ki, Fiistinde ki, Keşmirde ki, Afganistanda ki, Irakta ki zulmü mü, orada şehid düşen en yakın arkadaşlarımı mı izleseydim Anne. dedikleri için yahudiler tarafından kolları kırılan gençlerimi seyretseydim Anne. Din-i mübini İslam’a küfredilirken, dünyanın her tarafında müslümanlar kan ağlarken kadınlar gibi evdemi oturaydım Anne? Hayır, hayır; Bedirde en ön saflarda Rasûlünün kılınç salladığını duydukca, Uhud’da mübârek dişini şehid verdiğini, yanağının yara aldığını işittikce bana evde oturmak haram değil mi Anne? Vi ben yorganda değil urganda ölmeyi tercih ettim Anne. Ben inanıyorum ki Anne; kâfirlerin yaşamayı sevdikleri kadar bizde ölümü sevmedikce hiç bir zaman muvaffak olamayız. İşte Anne atıldım ben meydâne, korku saldım küfrün kalbine, Şehâdet isterim diye diye. Hem benim kaybedecek hiç bir şeyim yok ki Anne. Ölürsem de kazanan ben olurum kalırsam da ben Anne. Bu dünyada tek kaybedeceğim şey senin o yavrum dediğin sözlerin, beni beslediğin ellerin, bana baktığın gözlerin, beni kucakladığın kolların olacaktır Anneciğim. Ama Rabbim nasib ederde şehid olursam, Cennet’te İnşa beraber oluruz Anneciğim. Kevser havuzunun başında Hz. Muhammed Mustafa (Sallallahu aleyhi vesellem) efendimizin başucunda Kevserin suyunu tadarız Anne. O zaman beni doyasıya kucaklar, bana doyasıya bakar, doyasıya yavrum der ve hiç ayrılmayız canım Annem. Orada ömür bitmez Ana. Üç beş günlük dünya hayatını ebedi hayata tercih mi etseydim Anne. Şimdi söyle bana Anne! Bana duâ edeceksin emi, hakkını helâl edeceksin emi, eğer şehid olursam (İnşâ) arkamdan ağlamayacaksın emi, sakın ha üzülmeyeceksin emi, tamammı Anne? Haydi şimdi ne olur otur seccadenin başına benim Şehâdetim için duâ eyle bana. ’a ısmarladık Ana. Cennet’te buluşmak üzere ’a emanet ol Ana ….Biricik Oğlun…..
    ……. ve
    …”Oğlun Şehid oldu, mübârek olsun!”….(Cihad arkadaşları)



    « Older Entries