Archive for Mayıs, 2009
May
29
Posted by masal

Çok zamansız zamanlardan geçtim

Samanı mayalanmadan saklanmış zamanlardan.

Beni tanırsın sen!
Vaatlerin yanar döner hiçliğini,
Dağları ateşe veren arzuların kalleşliğini,
Masumiyetin can yakan dönekliğin bilmişliğim de
Aynı zamanlardan…

Çocukluğumdan da uzak şimdi
Sevdaya hasretliğim
Aşkta kaybetmeyi marifet bilmişim
Ve yüreğimin limanına sokulan her kadını
Seve seve kaybetmişim.
Ben bana gelene değilde
Nedense hep benden geçene yeltendim
Bir yanım günaha
Bir yanım acıya öykünürdü
Aklıma hep düşende
Düşünüm gül yüzüydü…
Beni tanırsın sen!
Acının tadını sigarayla sevdim
Sigarasız acılar çekemedim
İçinde yar olmayan şarkıları ezberlemedim
‘Sigaramın dumanı, yoktur yarin imanı’
Bütün hüzzam sözleri sanki ben besteledim.
Ud oldum, kanun oldum
Sadece ve ancak tellerime vuruldukça inledim
Unutamadığım en güzel şarkıydı keza
Bana ağladığın efkarlı sesin…
Bak gülüm!
Sen bilirsin
Mardin’de unuttuğum gençliğim
Mardin’de yandığım cehennemim
Gözünü sevdiğim, gamlı yarim
Mardin’in yasında son nefesim
Beni tanırsın sen!
Küfür ederken de utanmadım
Ciğerlerimi patlatıp ağlarken de
Bir, seni seviyorum derken kızarırdı cemalim
Hala da içimden sevmeyi tercih ederim.
Beni bilirsin sen!
Ne param kaldı ne anam kaldı yitirmediğim
Hep söylerim, benim kaybetmişliğim doğuştan
Ne dostlarım, ne şen mahalle
Sadece biri vardı mazide
Bileceksin adını sende
Bilecek adını herkes
İnan hiç kimse değil
Bir o kaldı geçmişin içinde
24 yıl yaslı Mardin’e uğramadım
Ayrılıkların anasını belledim
Adam gibi bir ayrılık daha görmedim.
Çok zamansız zamanlardan geçtim
Samanı mayalanmadan saklanmış zamanları bildim
Yangınım aşkların anasını satmışlığımdı benim

Bak gülüm!
İnanma sakın! !

Zaman her derde derman değil
İçinden zaman geçmeyen yaralar var

Zamanın uğramadığı diyarlar var.
Ugur Arslan – Beni Tanirsin Sen
May
23
Posted by masal
Elazığ-bingöl karayolu bilaloğlu mevkiinde hain pusucuların, bebek katillerinin acımazsızca gerçekleştirdikleri katliamdır.
33 Askerimiz şehit oldu .
Kurtulan 2 Er den birinin anlattıkları ;
İntikamımı alamadığıma yanıyorum
33 erin şehit olduğu PKK katliamından sağ kurtulan Denizlili Gazi Jandarma Er Özdemir, kendisini en çok yıkan şeyin teröristlerle çatışamamak olduğunu söylüyor ve “Elbet bir gün” diye ekliyor
TARİH 24 Mayıs 1993… Hain teröristler, Bingöl-Elazığ Karayolu’nu kesti. Çoluk, çocuk, yaşlı, bebek demeden katleden bu teröristlerin hedefinde bu kez dağıtıma giden silahsız askerler vardı. Önce sivil araçlardan askerleri indirdiler. Sonra uzun sürecek bir yolculuk başladı. Ve yolun sonunda teröristler savunmasız Mehmetçikler’in üzerine hain mermilerini boşalttı. Türkiye’yi yasa boğan bu kalleş saldırıdan sadece 5 asker kurtuldu. Bunlardan biri de, Denizlili Jandarma Er Erdal Özdemir’di.
Kurşuna dizilen onlarca askerin cesedinin üzerine yıkılması sonucu yaşadığı farkedilmeyen Özdemir, 11 saat baygın kaldıktan sonra kurtarıldı. Bu arada şehit arkadaşından akan kan, ağzına damlayan Özdemir’in vücudu, bu sayede susuzluktan zarar görmedi. Adını bile bilmediği şehit arkadaşı kendisine can vermişti. Olayın üzerinden 14 sene geçti. Özdemir’e o günlere dair ne düşündüğünü soruyoruz. Aldığımız cevap karşısında, “İşte vatansever Türk genci” demekten başka yapacağımız bir şey kalmıyor: “İntikam alamadığımız için üzgünüz.”
Şoförden şüphelendim
Özdemir, Hatay-Serinyol’daki 121’inci Jandarma Alayı’nda acemi eğitimini tamamladı, yeni görev yeri Bingöl’e gitmek için yola çıktı. Aslında Özdemir, otobüsü kullanan şoförden şüphelenmişti. Bingöl’e 10 kilometre kala mola verdiklerinde, kendilerine verilen koruma dahil hepsi silahsızdı. Özdemir devamını şöyle anlatıyor:
“Gözüm hep şoförün üstündeydi. Sanki bize doğru bir kötülük yaklaşıyordu. Telefon edişinden iyice huylanmıştım. Az ilerledikten sonra beyaz renkli bir kargo kamyonuyla yolu kestiler. Başta, elleri silahlı 10-15 kişiydiler. Sayıları giderek artmaya başladı. Araçlarımızdan indirerek tek sıra halinde durmamızı istediler. Daha sonra 5’erli sıra olmamız istendi. Her istediklerini yapıyorduk.”
Sigaramı bile aldılar
PKK’lı teröristlerin kendilerini bir köye götürdüklerini belirten Özdemir, olanları sanki yeniden yaşıyormuşçasına sözlerini sürdürdü:
“Köylüler bize gülüyor, bazıları yüzümüze tükürüyordu. Bunlar çok ağrıma gidiyordu. Köy halkı PKK’lıları Kürtçe bir şeyler söyleyerek alkışlıyordu. Teröristler de onlara bir şeyler söylüyor, başarılarını kutluyorlardı. Köyden çıktıktan sonra 3-4 saat daha yürüdük. Sonra 10’arlı sıra oluşturmamızı istediler. Ceplerimizi teker teker boşalttılar. Olanların parmaklarındaki yüzüklerini bile aldılar. Benim de üzerimdeki 2 milyon lirayı, sigaramı, jetonlarımı, spor ayakkabılarımı aldılar. Parmaksız Zeki kod adlı Şemdin Sakık gruba komuta ediyordu.”
Arkadaşları siper oldu
Katliamdan mucize eseri yaralı olarak kurtulan Özdemir’in gözleri konuştukça doluyordu. Anlattıkça, boğazına bir şeyler takılıyordu sanki. Tekerlekli sandalyeye mahkûm olan Erdal, “Ölen arkadaşlarımın intikamını almayı çok istiyordum. Ancak olmadı” diyor ve anlatmaya devam ediyor:
“Yapacak bir şeyimiz kalmamıştı. Silahlar ölüm kusuyordu. Gelişi güzel ateş ediyorlardı. Ben yere düşerken, üzerime kol kola olduğum diğer arkadaşım düştü. Ölmediğini gördükleri askerlerin üzerine tekrar ateş açtılar. Ben de yaralıydım ama altta olduğum için dikkat çekmiyordum. Az sonra büyük bir sessizlik oldu. Sürekli kan kaybediyordum. Uzun bir süre sonra birliklerimiz olay yerine ulaştı. 5 kişi yaralı olarak hastaneye götürüldük.”
Akülü araca bağlı yaşam
Erdal Özdemir bugün 33 yaşında ve felçli. Vücudunun büyük bölümünü kullanamıyor. Devletin 5 yılda bir değiştirdiği akülü araca bağlı yaşıyor, halen düzenli olarak psikolojik tedavi görüyor. Şu an hiçbir iş yapamıyor. Kendisi ve ailesi devletin verdiği gazi maaşı ile geçinmeye çalışıyorlar. Mahallenin çocukları tarafından da çok sevilen Özdemir, en çok resmi dairelerde kendilerine gerekli ilginin gösterilmediğinden yakınıyor.
Tüm Sehitlerimizin Ruhu Sad olsun!
May
13
Posted by masal













Yalan sözler gülüslere
Kandim gittim ellere
Kimbilir kac senelerce
Yanar durur bu icimde
Gün görmeyen Su yüzüm
Bir sende güldü seni sevdi
Dönsende kiymeti yok
Düstün gözümden bir kere
Adaletsiz koca dünya
Yine olan bana oldu
Ask atesi yar acisi
Dönüp durup beni vurdu
Simdi Gönül Yarali
Kirik kolu kanadi
Sende kaldi yarisi
Varsin dursun acisi
GÖNÜL YARASI
Yitik magdur gönlüme
Kiydin gittin ömrüme
Neyim varsa inandigim
Kayip ziyan simdi yarim
Gün görmeyen su yüzüm
Bir sende güldü seni sevdi
Dönsende kiymeti yok
Düstün gözümden bir kere
Adaletsiz koca dünya
Yine olan bana oldu
Ask atesi yar acisi
Dönüp durup beni vurdu
Simdi Gönül Yarali
Kirik kolu kanadi
Sende kaldi yarisi
Varsin dursun acisi

May
12
Posted by masal

Toprağı kokladım
Yüzümü gördüm
Alışkanlıklarım, yağmur sesi
Gitmek kolay değil dedim kendime
Düşündüm
Hatırladıklarım beni geri çevirdi
Yaşamak zor gelir bazen bilirsin
Susmak, bir gidişi kabullenmek
Görmek kolay değil dedim kendime
Sustum
Yanlışlarım beni büyüttü
Geride bıraktığım acılar parkı
Yalnızlıklarıma sahne oldu
Oynamak kolay değil dedim kendime
Yoruldum
Arkadaşlarım beni bende vurdu
Uzandı ellerim çocukluğumun koynuna
Aradım kendimi kiraz ağaçlarının altında
Unutmak kolay değil dedim kendime
Ağladım
Avucumda otuzdört yaşım
Dudağımda şarkım
Oturup söyledim sabaha kadar
Oturup ağladım sabaha kadar
Düş Sokağı Sakinleri – Acılar Parkı
May
02
Posted by masal

Haydi 3 Mayıs,

Türkçüler Turancılar elele,

Tarihler 1944 gösterdi,

Atsız’ım Bozkurtlara buyruğu verdi,
Yiğitçe buyruğa gönül verdiler,
Alparslanlar, Kokanlar, Orkun, İdiller,
Yürüyün, yürüyün haydi yiğitler,
Haydi 3 Mayıs, Türkçüler Turancılar elele,
Büyük Türk Milleti senin bayramın.
Haydi 3 Mayıs, Türkçüler Turancılar elele,
Dilde birlik, işte birlik, fikirde birlik,
Sağlanırsa o zaman kurulur dirlik,
Yürü yiğit yürü bugün senin günündür,
Bugün düğün günün, bayram günündür,
3 Mayıs Türkçünün düğün günüdür,

Haydi 3 Mayıs, Türkçüler Turancılar elele,
Büyük Türk Milleti senin bayramın.
Türk Milletinin Türkcülük Bayrami Kutlu olsun..
Hep beraber nice mutlu, huzurlu ve Baris dolu bayramlara..
Ne Mutlu Türküm Diyene!
Ayni Zamanda 3. Mayisda Dogan ve benim icin cok özel olan Fatih Oguz Abiminde Dogum gününü en icten dileklerimle kutlarim.
Bir Ömür boyu huzurlu, saglikli ve mutlu bir sekilde yasarsin insallah abicim..iyiki Dogdun..iyiki varsin..iyiki seni tanimisim.
Dogum gününü tekrar tebrik eder, ellerinden öperim
3 Mayis 1944 Türkcülük Bayrami
Milliyetçilik, tüm dünya milletleri arasında geçen mücadelede, sosyal yapıdaki en büyük silah ve güç olma özelliğini korurken Türk milliyetçileri bu duruşu ile 3 Mayıs 1944 günü resmi devlet yetkilileri tarafından her türlü işkence ve zulümle yargılanmışlardır.
Kendi vatanında, milletine olan bağlılığı en açık ve berrak şekilde ifade eden insanlar maalesef bu sevgisinin bedelini en ağır şekilde ödemişlerdir.
Fakat Türk milletini emperyalizmin her çeşidinden korumak için ; varlıklarını, her yönü ile ortaya sunan Türkçülerin verdikleri mücadele bugün net bir şekilde anlaşılmaktadır. Dün Türkçüleri, Türk milliyetçilerini en ağır şekilde eleştirenler, şimdilerde ise onlara hak vermenin mecburiyetini yaşamaktadırlar.
3 Mayıs 1944; Türk milliyetçiliği hareketinin kendini aksiyon ve muhteva olarak ortaya koyduğu dönüm noktasıdır. Dönemin iktidar sürecini elinde tutanların gayr-ı milli unsurlara kendi eliyle hayat hakkı tanıması karşısında, Türk milletine kara sevdalı Türkçüler tarafından haykırışın en sert ve anlamlı günüdür.
3 Mayıs, Türk milliyetçilerine en acımasızlığı yaşatanların karşısında “Çileler bizim rütbemizdir” diyerek, her türlü olumsuzluk ve zorluk karşısında Türk milletine en derin sevginin tüm dünyaya ilan edildiği gündür.
3 Mayıs, Türk’ün değer yargılarını, bizi biz yapan değerleri savunanları hapislere, tabutluklara hapsederek, beyinlerinin körleştiğini ispat edenlerin Türk milliyetçileri tarafından tescillendiği gündür.
3 Mayıs, Atatürk’ün ölümünden sonra, onun Türk milliyetçiliği ölçüsünde geliştirdiği devlet politikasına dinamit koymak isteyenlerin, dinamitlerinin elinde patlatıldığı gündür.
3 Mayıs, Türk milliyetçiliği ülküsünü en sert haykıran H.Nihal Atsız’ın önderliğinde başlatılan kutlu savaşın zafer naralarıyla Türk’ün makus talihinin değiştiği gündür.
Bu açıdan maziyi hatırlayıp gelecekle ilgili umutlarımızı yeşerteceğiz. Her çile sonrası olgunlaşarak büyüyen Türk milliyetçiliği hareketi 3 Mayıs Türkçülük Bayramının anlam ve öneminde yatan tüm gerçekleri yürek ve beyinlerimize kodlayarak sevdalarımızla, ülkülerimizle Türk milleti için varolacağız.
Globalleşen dünyanın birçok sinsi atmosferinde milleti millet yapan değerlerin kurban edilmesini tüm güçleri ile savunanlar, Türk milliyetçilerinin iman ve azmi karşısında tutunamayacaklardır. Türk milliyetçileri çıktıkları hiçbir yoldan geri dönmemişlerdir.Ufkun genişliğinde verdikleri mücadelede şartların en ağır yönünü yaşasalar bile zafer her daim bizlerin olmuştur. Bu duygu ve düşüncelerle, Türklük bayrağını her türlü fırtınaya karşı dalgalandırmayı kendilerine hayat felsefesi edinmiş ülkü devleri, başta Başbuğumuz Alparslan Türkeş, H.Nihal Atsız, Orhan Şaik Gökyay, Necdet Sançar, Fethi Tevetoğlu, Zeki Velidi Togan, Muzaffer Eriş, İsmet Tümtürk ve daha birçok Türk milliyetçisini rahmet ve minnetle anıyoruz. 3 Mayıs 1944 Türkçülük Bayramının 60.yıldönümünde Türk milletinin mutlu ve huzurlu günlerde muhataplık bulması dileklerimizi sunuyoruz.
Ülkü Ocakları Genel Merkezi